KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9989 E., 2025/336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1138 E., 2024/1154 K.
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise maddî tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı davalı erkek vekilinin tüm, davalı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı davacı kadın yararına hükmolunan maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9989, K. 2025/336, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama