KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/10377 E., 2026/1625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1132 E., 2025/540 K.
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından kabul edilen davanın tamamı yönünden temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı anne vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava velâyeti annede olan, davacı babanın tanıma yoluyla üzerine kaydettirdiği çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki düzenlenmesine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı anne vekilince temyiz edilmiştir.
Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı, anne ve babalık duygusunun tatmini ile infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk anne ve babası ile düzenli kişisel ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Anne ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, anne ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
Dosya kapsamı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin kurulan kişisel ilişkiye yönelik gerekçesi yerinde ise de ortak çocuklar ile baba arasında düzenlenen kişisel ilişkinin süresinin fazla olup, ortak çocukların menfaatine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Daha kısa süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10377, K. 2026/1625, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama