KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1060 E., 2025/8040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1973 E., 2024/2753 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aydıncık(Mersin) Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/55 E., 2021/89 K.
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından tazminat ve nafakaların miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı kadının yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, tarafların istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kadın lehine yoksulluk nafakasının arttırılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumları gereği kadının yoksulluğa düştüğü gerekçesiyle hüküm verilmişse de; erkeğin temyiz dilekçesinde kadının mal müdürlüğünde çalıştığını, düzenli ve yeterli gelirinin olduğu yönündeki beyanı dikkate alınarak; kadının sürekli gelir getiren bir işte çalışıp çalışmadığı,
gelir elde ediyorsa bu gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı, işten ayrılmış ise hangi tarihte işten ayrıldığı ve ayrılmış ise işten ayrılmasının haklı nedene dayanıp dayanmadığının araştırılıp gerçekleşecek sonucu uyarınca yoksulluk nafakası hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1060, K. 2025/8040, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama