İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1107 K.2025/8072

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı boşanma davasının reddi, kadın için…

Esas2025/1107Karar2025/8072Tarih30 Eylül 2025Okuma5 dk · 1.015 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2025/1107 E., 2025/8072 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2025
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1131 E., 2024/2352 K.
Dava türü
Karşılıklı Boşanma
İlk derece mahkemesi
Şanlıurfa 4. Aile Mahkemesi
Sayısı
2022/477 E., 2024/122 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.015 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı boşanma davasının reddi, kadın için kabul edilen tazminatlar, reddedilen maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Taraflarca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı açılan boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda davacı- karşı davalı kadının bağımsız bir kişilik sergileyememesi, sürekli annesinin etkisinde hareket etmesi, bir yetişkin gibi davranamaması, evlilik birliği içerisinde sürekli olarak maddi taleplerde bulunması nedenleriyle ağır kusurlu olduğu, davalı- karşı davacı erkeğin ise tartışmalarda eşine hakaret etmesi,

sürekli alkol kullanması nedenleriyle az kusurlu olduğu belirtilerek kadının ve erkeğin boşanma davasının ayrı kabulüne, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebi ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin bu kararına davacı- karşı davalı kadın vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğin 16.08.2022 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde davacı-karşı davalı kadın ile evlilik sözleşmesi yapmak için birlikte notere gittiklerini, noterin önünde davacı-karşı davalının sinir krizi geçirdiğini, bu olaydan sonra erkeğin ailesinin araya girmesi nedeni ile barıştıkları ve tekrar bir araya geldiklerini beyan ettiği, bu sebeple bu olay öncesinde tarafların birbirlerine iddia edilen vakıaların af edildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı,

dolayısı ile önceki iddiaların artık kusur olarak yüklenemeyeceği, bu olaydan sonra gerçekleşen vakıalara yönelik erkek tanıklarının görgüye dayalı somut beyanlarının olmadığı, erkeğin anlatması ile bilgi sahibi oldukları, bu sebeple tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğinden kadına bağımsız bir kişilik sergileyememesi, sürekli annesinin etkisinde hareket etmesi, bir yetişkin gibi davranamaması,

evlilik birliği içerisinde sürekli olarak maddi taleplerde bulunması kusurlarının yüklenmesinin yerinde olmadığı ve kadına yüklenen bu kusurların gerekçeden çıkarılmasının gerektiği, erkeğin kendisine yüklenen kusura yönelik herhangi bir istinaf talebi olmadığından, erkeğe yüklenen kusurların kesinleştiği, bunların dışında kadın tarafından ispatlanmış bir kusurunun da bulunmadığı, gerekçeden çıkarıldıktan sonra gerçekleşen kusur durumuna göre boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, kadının ise kusursuz olduğu,

ancak asıl davanın kabulüne yönelik kararın erkek tarafından istinaf edilmediğinden kesinleştiğinden, konusuz kalan karşı boşanma davasında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davada haklılık durumuna göre kadın lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine, kadın yararına tazminata karar vermek gerektiği gerekçesi ile kadın vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın reddi, kadın yararına kabul edilen tazminatlar ve reddedilen maddi tazminat yönünden temyiz edilmiştir.

Boşanma davasında af niteliğinde sayılan davranışlar boşanma davasının reddine gerekçe oluşturur. "Af" sözlük anlamı ile bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama olarak tanımlanmış olup, ceza hukukunda yer verildiği gibi özel hukuk bakımından da Kanunlarımızda düzenleme yeri bulan, esasen bir haktan vazgeçmeyi içeren bir his açıklaması veya bir davranış şeklidir.

Kural olarak boşanma davalarında da eşlerin boşanma davasına konu ettiği olaylar sonrası barışmaları, barıştıklarını beyan ederek birbirilerine karşı yürüttükleri hukuki süreçleri sonlandırmaları veya gerçekleştiği iddia edilen olaylara rağmen evlilik birliğini makul bir süre sürdürmeye devam etmeleri hallerinde "af" niteliğindeki davranışlardan söz edilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2019 tarih, 2017/2-2067 Esas, 2019/296 Karar sayılı kararı)

Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar, erkeğin, kadını affettiği en azından hoşgörü ile karşıladığı belirtilerek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de yapılan yargılama, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre, af olarak kabul edilen olayın dilekçeler aşamasının tamamlanmasından önce gerçekleştiği belirtilmesine rağmen kadının dilekçeler aşamasında af olgusuna dayanmadığı,

kaldı ki kadına İlk Derece Mahkemesince yüklenen kusurların süreklilik arz ettiği ve af kapsamında değerlendirilemeyeceği, erkeğin kendisine yüklenen kusura yönelik istinaf talebi bulunmadığından kadın yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu ve erkeğe yüklenen kusurların kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Bu hale göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda "bağımsız bir kişilik sergileyemediği, sürekli annesinin etkisinde hareket ettiği, bir yetişkin gibi davranamadığı, evlilik birliği içerisinde sürekli olarak maddi taleplerde bulunduğu'' anlaşılan kadın ile ''eşine hakaret ettiği, sürekli alkol kullandığı" anlaşılan erkeğin eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir.

Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3.Bölge Adliye Mahkemesince erkek tam kusurlu kabul edilerek karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ancak kadının boşanma davasında verilen boşanma hükmü kesinleştiğinden erkeğin boşanma davasının konusuz kaldığı belirtilerek haklılık durumuna göre kadın yararına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere taraflar eşit kusurludur. Erkeğin davasının da kabulü gerekir. Ve erkek dava açmakta haklıdır.

Ne var ki kadının boşanma davasında verilen boşanma hükmü kesinleştiğinden erkeğin davası konusuz kalmış olup bu davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi sonuç itibariyle doğru ise de haklılık durumuna göre erkek lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kadın yararına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

4.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür.

Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu olup davacı- karşı davalı kadın yararına maddî ve manevî tazminat koşulları oluşmamıştır. O halde davacı- karşı davalı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadın için kabul edilen tazminatlar, karşı davada hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden BOZULMASINA,

2.Davalı- karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1107, K. 2025/8072, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1107
Karar No
2025/8072
Tarih
30 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1107 K.2025/11646
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1108 K.2025/8066
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1110 K.2025/3136
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1110 K.2025/12110
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1120 K.2025/8065
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1122 K.2025/6460

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.