KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1148 E., 2025/8050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1285 E., 2024/1775 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/899 E., 2024/853 K.
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vasisi tarafından kadının davası, kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen nafakalar, tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise erkeğin davası, kusur belirlemesi, nafaka miktarları, tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına,
yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesinin birinci kararında kadına yalnızca "erkeği eve almadığı" kusuru yüklenmiş ve karara karşı davalı- davacı kadın istinaf kanun yoluna başvurmuş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararı sonra İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararında kadına "ortak çocuklarına şiddet uygulama ve erkek hakkında dışarıda konuşma" kusurları yüklenmiş ise de aleyhine istinaf yasağı gereği kadına bu kusurların yüklenemeyeceği,
İlk Derece Mahkemesinin birinci kararında kadına yüklenen "erkeği eve almadığı" kusurunun gerçekleştiği ve kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiği; bu hale göre de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1148, K. 2025/8050, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama