KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1275 E., 2025/6340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/784 E., 2024/1769 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 30. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/615 E., 2024/86 K.
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden; davalı karşı davacı erkek vekili tarafından ise reddedilen özel sebebe dayalı davası, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı karşı davalı ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davalı karşı davacı ... ve vekili Avukat ... karıncı geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen "eşine hırsız şeklinde söylemlerde bulunma" vakıasına davacı karşı davalı kadın tarafından dilekçeler aşamasında dayanılmaması nedeni ile bunun yanında davalı karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen "güven sarsıcı davranışta bulunma" vakıasının ise ispatlanamaması nedeni ile erkeğe yüklenen kusurlardan çıkarılması gerektiği,
buna karşın mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurların yanında erkeğin ayrıca eşini süregelen şekilde aşağıladığının sabit olduğu ve bu kusurun erkeğe yüklenmesi gerektiği, Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin, kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar ... ve .... yararına hükmedilen iştirak nafakaları azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1275, K. 2025/6340, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama