KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1337 E., 2025/8529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1734 E., 2024/1725 K.
- Dava türü
- Boşanma - Tedbir Nafakası
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 24. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/236 E., 2023/509 K.
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve kadının birleşen nafaka davasının kabulü yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davacı-davalı erkek vekilinin kadının birleşen nafaka davasına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın, kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davalı-davacı kadın, birleşen nafaka talepli davasında aylık 1.500,00 TL tedbir nafakası ödenmesini talep etmiştir. Davacı-davalı erkek vekilinin temyizine konu yıllık nafaka miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile (7550 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 04.06.2025 tarihinden sonra verilecek kararlara uygulanacağından) 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu hale göre davacı-davalı erkek vekilinin kabul edilen birleşen nafaka davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.
2.Davacı-davalı erkek vekilinin diğer yönlerden ve davalı-davacı kadının tüm yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kadının erkeği evden kovduğunun dosya kapsamından sabit olduğunun, bu vakıanın da kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiğinin, ne var ki boşanmaya sebep olan olaylarda yinede erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1337, K. 2025/8529, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama