KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1396 E., 2025/8044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2667 E., 2024/1990 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Aydın 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/776 E., 2022/494 K.
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü ve tazminatların miktarı yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, tazminat ve nafakaların kabulü ve miktarı, reddedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı- davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1396, K. 2025/8044, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama