KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1530 E., 2025/8407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/456 E., 2024/844 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Somut olayda.
İlk Derece Mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki boşanma davasının kabulüne, kadın yararına toptan yoksulluk nafakası takdirine tarafların tazminat taleplerinin reddine kararı verilmiş, kadının ve erkeğin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının ve erkeğin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kusur gerekçesinin düzeltilmesine, erkeğin ağır kusurlu olduğunun tespitine, kadın lehine 75.000,00 TL maddî tazminat ile 75.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir.
Toplanan delillerden kadının sürekli babasının etkisinde kaldığı ve erkeğin nöbet tutmasını sorun ettiği sabittir. Davacı-karşı davalı erkeğin ise kadını ve babasını eve kilitlediği vakıası gerçekleşmiştir.
Buna karşılık belirtilen kadına yönelik fiziksel şiddet eylemi hakkında tanıkların çelişkili beyanlarda bulundukları, bu vakıaya yönelik dosyada başkaca bir delilin de bulunmadığı, bu durumda fiziksel şiddet vakıasının ispatlanamadığı ve kusur belirlemesinden çıkarılması gerektiği anlaşılmaktadır.
O halde kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre evlilik birliğinin sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davalı-karşı davacı kadın yararına 4721 sayılı Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde, kadının maddî ve manevî tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1530, K. 2025/8407, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama