KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1663 E., 2025/8761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1640 E., 2024/2396 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kahramanmaraş 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/549 E., 2023/943 K.
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2. Mahkemece, tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek davalı-davacı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Mahkemece tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusurlarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere; boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-davalı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Somut olayda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları koşulları kadın yararına oluşmuştur. Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak bu taleplerin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1663, K. 2025/8761, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama