KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1718 E., 2025/8670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2159 E., 2024/2622 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/121 E., 2022/441 K.
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından hükmedilen tazminatlar ve nafaka miktarı ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası ve miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında, 4721 sayılı Kanun'un 176 ıncı maddesinin birinci fıkrası nazara alınarak, hâkimin takdir yetkisi çerçevesinde "toptan ödeme" kararı verilmesinde kanuna aykırı bir durum yok ise de; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen toptan yoksulluk nafakası miktarının az olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1718, K. 2025/8670, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama