KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1760 E., 2025/9164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1660 E., 2024/1502 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/917 E., 2022/751 K.
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından tümü yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasındaki boşanma davasında, davacı erkeğin 29.03.2021 tarihinde vefat etmesi nedeniyle davacı erkek mirasçısı tarafından davaya 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 181 inci maddesi hükmü uyarınca kusur tespiti yönünden devam edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince karar yerinde “evlilik ölümle son bulduğundan boşanma konusunda karar verilmesine yer olmadığına, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğunun tespitine” karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı kadın eş hükmün tümü yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sonunda “Mahkemece sağ kalan davalı kadının kusuru olup olmadığının tespitiyle yetinilmesi gerekirken kusur oranı belirtilerek ‘tam kusur’ ibaresinin kullanılmasının doğru olmadığı gerekçesi ile davalı kadının kusura yönelik istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesi kararının 2 nolu bendinin KALDIRILMASINA, sağ kalan eş davalı kadının 4721 sayılı Kanun'un 181/2. madde kapsamında kusurlu olduğunun TESPİTİNE” karar verilmiştir.
Karar davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı 4721 sayılı Kanun'un 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu halde dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların ispatlanmadığı, ispatlanmayan vakıaların da davalı kadına kusur olarak yüklenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1760, K. 2025/9164, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama