KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1913 E., 2025/8332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3049 E., 2024/3295 K.
- Dava türü
- Menfi Tespit
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen ek karar davalı vekili tarafından kararın kesin olmadığı ve davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı vekilinin 31.01.2025 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,taleple bağlı kalınarak fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla davacının Konya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7484 Esas (yeni esas 2022/1137) nolu dosyaya ilişkin 10.000,00 TL miktarda borcunun olmadığının tespitine, söz konusu miktarın %20'si olan 2.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 31.01.2025 tarihli ek karar ile davalı yönünden verilen kararın kesin nitelikte olması sebebiyle temyiz dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 366 ncı madde yollamasıyla 346 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
Temyiz istemi, temyiz dilekçesinin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2025 tarihli ek kararına ilişkindir.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgili olup temyiz kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu edilen alacağın değeri dikkate alınır. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Dosya içeriğine göre, somut olayda, davacı kadın tarafından 390.000,00 EURO nafaka alacağının tahsili amacıyla Konya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7484 Esas (yeni esas 2022/1137) sayılı dosyasına kayden takip başlatıldığı, taraf vekilleri arasında imzalanan protokol nedeniyle davacı vekili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, takibe konu nafaka alacağının dava tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kurunun Türk lirasına çevrilmesi ile hesaplanan toplam miktar dikkate alındığında,
kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda temyiz dilekçesinin kesinlik sebebiyle reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla. 31.01.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1913, K. 2025/8332, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama