İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1983 K.2025/7379

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer…

Esas2025/1983Karar2025/7379Tarih16 Eylül 2025Okuma5 dk · 947 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2025/1983 E., 2025/7379 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Eylül 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2363 E., 2024/3310 K.
Muris
...
Dava türü
Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
İlk derece mahkemesi
Sarayköy Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Sayısı
2022/725 E., 2023/250 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

947 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı tarafından davalıya karşı açılan evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasında İlk Derece Mahkemesince; davacının, evlat edinenin alt soyu olarak kabul edilmediği, bu hâli ile de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 313 üncü maddesinde belirtilen rızanın aranmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup bu karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;

evlat edinilen ...'in dava tarihinde ergin olması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 313 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince evlat edinen ...'in altsoyu konumunda olan davacı ...'in açık muvafakatının alınmadığı, evlat edinme davası sırasında erginlerin evlat edinilmesine ilişkin koşullar gerçekleşmediğinden evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile muris ... ile davalı ... arasında kurulan evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Somut olayda muris ... tarafından Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/58 Esas ve 2019/325 Karar sayılı kararı ile 16.07.1988 doğumlu davalı ...'in evlat edinildiği, bu kararın 11.12.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki davayı muris ...'in evlat edindiği davacı ...'in açtığı ve evlat edinilen davalı ... yönünden evlat edinme koşullarının gerçekleşmediği ileri sürülerek evlatlık ilişkisinin kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.

Kanunumuzda soybağı yapay ve doğal olarak iki şekilde kurulmaktadır. Evlat edinmeyle evlat edinen ve evlat edinilen arasında yapay soybağı kurulmuş olur. Burada irdelenmesi gereken husus; kurulan yapay soybağı ile evlat edinen ve edinilen arasında alt soy - üst soy ilişkisinin kurulup kurulmadığıdır.

4721 Sayılı Kanun henüz yürürlüğe girmeden önce sahih nesepli alt soyu bulunanların evlat edinmeleri mümkün değildi. 4721 Sayılı Kanun buna imkan tanıdı. Bununla birlikte, böyle bir durumda evlat edinilmesi için "altsoyun açık muvafakatının" aranması koşulu getirildi.

Ancak amaçsal yorum yöntemine göre düşünüldüğünde; burada kanun koyucunun, evlat edinmeyle değil, kan bağıyla oluşan alt soyu korumayı amaçladığını anlamak gerekmektedir.

4721 sayılı Kanunun 17 nci maddesi kan hısımlığını düzenlemiş olup yasa gereği biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı; biri diğerinden gelmeyip de, ortak bir kökten gelen kişiler arasında yansoy hısımlığı bulunmaktadır. Bu tanımda biri diğerinden gelme ya da ortak kökten gelme biçimindeki iki olgudan söz edilmiştir. O hâlde, üstsoy-altsoy hısımlık ilişkisi için, birinin diğerinden gelmiş olması olgusu temel unsurdur.

Başka bir ifade ile üstsoy-altsoy hısımlık, genetik ve biyolojik kökene, eş söyleyişle kan bağına dayanır. Kuşkusuz, bunun için kan bağına dayanan bir soybağı ilişkisinin hukukun öngördüğü biçimde kurulmuş olması gerekir. Şu halde, evlat edinme; evlat edinenle evlatlık arasında kan bağına dayanan üstsoy-altsoy hısımlık ilişkisi kurmuş olmaz. Dolayısıyla, evlatlığın bu anlamda kan bağıyla aynı soydan gelen kişi olmadığı için altsoy sayılmayacağı bunun açık sonucudur.

Diğer yandan Türk Medeni Kanunu'nda alt soy ile evlatlığı ilgilendiren konularda her iki ilişkiye de ayrı ayrı değindiği, bazı durumlarda ise alt soy "gibi" değerlendirileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla, Kanun'da evlatlığın doğal alt soyla birebir aynı olarak değerlendirildiğini söylemek mümkün değildir. Örneğin, eğer kanun koyucu tarafından evlat edinilen, evlat edinenin alt soyu olarak kabul edilmiş olsaydı, 4721 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ile altsoy-üstsoy arasında evlenme yasağı düzenlendikten sonra, üçüncü fıkra ile evlat edinen ile evlatlık arasındaki evlenme yasağına ayrıca değinilmesini gerek görmezdi.

Ayrıca, evlat edinmeyle gerçek anlamda altsoy-üstsoy ilişkisi kurulmuş olsaydı 4721 sayılı Kanun'un 495 inci maddesi hükmüne göre yasal mirasçılık kendiliğinden ortaya çıkardı. Oysa kanun koyucunun 4721 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinde, evlatlığın evlat edinene mirasçı olacağını ayrıca düzenlenmeye gerek görülmüş olması, evlatlığın altsoy sayılmayacağını ortaya koymaktadır.

Diğer yandan, 4721 sayılı Kanun'un 500 üncü maddesinde evlatlığın evlat edinene kan hısımı "gibi" mirasçı olacağı öngürülmüştür. Bu düzenlemede "gibi" sözcüğünün kullanılması, alt soy ile evlatlığın ayrı kavramlar olduğu sonucunu doğurmaktadır. Ayrıca, Kanun'da evlat edinilen evlat edinenin altsoyu olarak kabul edilmiş olsaydı, tıpkı doğal yolla oluşan alt soyda olduğu gibi, evlat edinenlerin ve hısımlarının da evlatlığa mirasçı olmaları gerekirdi. Oysa burada mirasla ilgili düzenlemeye göre, evlatlığın mirasçılığı tek yönlü/sınırlı bir mirasçılık ilişkisinden öteye gitmemektedir. Evlat edinilenin bu tek yönlü/sınırlı mirasçılık ilişkisi de evlat edinme kararı sonucu evlat edinilenin alt soy hâlini alamadığını göstermektedir.

4721 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği evlat edinmeyle, evlatlığın öz ana ve babasına ait tüm hak ve yükümlülüklerin (velayet) evlat edinene geçmesi ise evlat edinmenin doğal sonucudur. Bu düzenlemeden yola çıkarak, evlatlık ilişkinin kan bağına dayanan bir hısımlık ilişkisi sonucunu doğurduğunu da söylemek mümkün değildir.

O hâlde, 4721 sayılı Kanun'un kuralları ve sistematiği dikkate alındığında, evlatlığın alt soy sayılmayacağı sonucuna varmanın hukuka uygun bir yorum olduğu anlaşılmaktadır.

Bütün bu açıklamalar dikkate alındığında; TMK'nun 313/1 maddesindeki, "evlât edinenin altsoyunun açık muvafakatiyle ergin ve kısıtlılar evlat edinilebilir" biçimindeki düzenlemede yer alan "alt soydan" doğal/biyolojik yolla kurulan hısımlık ilişkisini anlamak, evlatlık yoluyla oluşan hısımlık ilişkisinin bu kapsama girmeyeceğini kabul etmek gerekmektedir.

Bu durumda, muris ...'nın davalı ...'ı evlat edinmesinde önceki evlatlığı davacı ...'ın açık muvafakatinin alınmamasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Hâl böyleyken, murisin davalıyı evlat edinmesi sırasında, önceki evlatlık davacı ...'ın evlat edinmeye açık muvafakatinin bulunmadığı gerekçesiyle, murisle davalı arasında kurulmuş olan evlatlık ilişkisinin kaldırılması hukuka uygun olmamıştır.

Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz Peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmetmek gerekirken bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1983, K. 2025/7379, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1983
Karar No
2025/7379
Tarih
16 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1984 K.2025/11839
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1985 K.2025/12203
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1986 K.2025/12204
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1987 K.2025/12205
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/1990 K.2025/9918
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1990 K.2025/3070

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.