KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2355 E., 2025/9118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2110 E., 2025/72 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Gönen(Balıkesir) Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/649 E., 2021/809 K.
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili hükmü kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda.
İlk Derece Mahkemesince kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin boşanma davasının kabulüne, kadının davasının reddine, kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, kadının istinaf talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kusur gerekçesinin düzeltilmesine, erkeğin ağır kusurlu olduğunun tespitine, kadının boşanma davasının da kabulüne, kadın lehine 40.000,00 TL maddî tazminat ile 40.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
Toplanan delillerden kadının erkeğe hakaret ettiği, erkeğin önceki evliliğinden olan çocuğuna küçük düşürücü söylemlerde bulunduğu, erkeğin önceki evliliğinden olan çocuğunun eve gelmesini istemediği, erkeği önceki evliliğinden olan çocuğu ve aile bireyleri ile görüştürmediği sabittir. Davacı-karşı davalı erkeğin ise fiziksel şiddet vakıası gerçekleşmiştir.
Belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara ve özellikle kadının davranışlarının süregelen nitelikte olduğunun anlaşılmasına göre evlilik birliğinin sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekirken yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davalı-karşı davacı kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde, kadının maddî ve manevî tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2355, K. 2025/9118, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama