KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2419 E., 2025/9126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/148 E., 2024/387 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 11. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/161 E., 2021/243 K.
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
1.Davalı- davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı- davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı- davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (4721 sayılı Kanun md. 174/1) ve manevi (4721 sayılı Kanun md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2419, K. 2025/9126, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama