KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2552 E., 2025/8610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1497 E., 2024/1490 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 9. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/724 E., 2022/319 K.
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından lehine takdir edilen manevi tazminatın miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, davanın kabulü, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ile miktarları yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına ve özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak, daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2552, K. 2025/8610, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama