KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2702 E., 2025/10075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/354 E., 2025/416 K.
- Dava türü
- Boşanma - Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/535 E., 2022/974 K.
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kabul edilen ziynet alacağının aynen mümkün olmazsa bedeline ilişkin verilen karar yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, davanın kabulü ve kadının kabul edilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davacı kadın vekilinin ve davalı erkek vekilinin ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın, kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı kadın vekilinin ve davalı erkek vekilinin temyizine konu kabul edilen ziynet alacağı miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile (7550 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 04.06.2025 tarihinden sonra verilen kararlara uygulanacağından) 6100 sayılı Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı kadın vekilinin ve davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı erkek vekilinin sair yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı erkek tarafından dayanılan ve sunulan telefon kayıtlarına ilişkin delilin süresinde olduğunun, ancak yine de hukuka aykırı delil olması nedeniyle hükme esas alınmamasında isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2702, K. 2025/10075, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama