KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3045 E., 2025/10395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/75 E., 2025/226 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Artova Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/108 E., 2024/52 K.
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı, kişisel ilişki süreleri yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, kişisel ilişki süreleri, hükmedilen tazminatlar, yoksulluk nafakası ve toptan hükmedilmesi ile reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince velâyet ve kişisel ilişki yönünden kurulan kararda; ortak çocuk...nın velâyeti anneye verilmiş ve baba ile kişisel ilişki kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince kişisel ilişkiyi düzenleyen bent kaldırılarak tekrar baba ile kişisel ilişki düzenlenmiştir. Dosya kapsamından davalı-davacı babanın yurt dışında yaşadığı ve yaz tatilinde kurulan kişisel ilişkinin Temmuz ayı yerine Ağustos ayı içinde kurulmasının iş hayatına daha uygun olduğunu belirttiği gerekçesi ile itirazı bulunmakla, bu husus dikkate alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3045, K. 2025/10395, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama