KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3152 E., 2025/10934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2038 E., 2025/19 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 21. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/1041 E., 2022/232 K.
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından katılma yolu ile tazminat miktarları, çocuk lehine kabul edilen tedbir ve iştirak nafakası miktarı ile nafakaya her yıl ÜFE oranında artış uygulanmaması yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, çocuk lehine kabul edilen nafakalar ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı- karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadın lehine kabul edilen tazminatlar, çocuk lehine kabul edilen nafakalar ve reddedilen tazminatlar yönünden istinaf yoluna başvurulmuş, davacı- karşı davalı kadın tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. İstinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi esastan ret kararına karşı katılma yolu ile tazminat miktarları, çocuk lehine kabul edilen tedbir ve iştirak nafakası miktarı, nafakaya her yıl ÜFE oranında artış uygulanmaması yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı- karşı davalı kadın vekilinin tazminat miktarları, çocuk lehine kabul edilen tedbir ve iştirak nafakası miktarı, nafakaya her yıl ÜFE oranında artış uygulanmaması yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Davalı-karşı davacı erkek vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı erkek vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3152, K. 2025/10934, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama