KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3186 E., 2025/9628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1407 E., 2025/247 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma, Nafaka, Velâyet, Maddî - Manevî Tazminat
- İlk derece mahkemesi
- Ermenek 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/225 E., 2023/177 K.
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı-davalı kadının aleyhine hükmedilen manevî tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince manevî tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan vakıaların, tazminat talep eden tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde taşıması zorunludur.
Somut olayda, dosyada mevcut delillerden davacı-davalı kadından kaynaklanan ve davalı-davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddî bir hadisenin varlığı kanıtlanmış değildir. Davacı-davalı kadına kusur olarak yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar ise davalı-davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliği taşımamaktadır.
O halde, Mahkemece, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkra koşullarının gerçekleşmediğinden davalı-davacı erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3186, K. 2025/9628, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama