KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/329 E., 2025/7391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1279 E., 2024/1570 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/584 E., 2023/396 K.
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı boşanma davasının kabulü, kadın ve çocuk lehine kabul edilen nafaka miktarları, tazminat miktarları, ziynetlerin gramları ve güncel değer üzerinden hükmedilmemesi yönünden, davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi,
asıl boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, velayet, yoksulluk nafakası ve miktarı, iştirak nafakası ve miktarı yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı- karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Somut uyuşmazlıkta tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı- karşı davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/329, K. 2025/7391, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama