KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3401 E., 2025/10070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/240 E., 2025/384 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/46 E., 2023/682 K.
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakası istemi bakımından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava ve karşı dava; Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup İlk Derece Mahkemesince, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Karara karşı kadın vekili tarafından asıl davanın ve fer'ilerinin reddi, karşı davanın kabulü yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince kadının istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından her iki dava yönünden temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davacı- karşı davalı kadının son olayda müşterek konutu sebepsiz yere terk ettiği ve evlilik birliğinin kendisine yüklediği birlikte yaşama yükümlülüğünden haklı neden olmaksızın kaçındığı, bu nedenle de tam kusurlu olduğu, erkeğin boşanmayı gerektirir kusurlu davranışlarının kadın tarafından ispatlanamadığı kabul edilerek kadının davasının reddi ile erkeğin davasının kabulüne karar verilmiş ise de; erkeğin terke dayalı boşanma davası bulunmamaktadır.
Bu sebeple kadına terk nedeniyle kusur yüklenemez. Kadının başkaca kusurlu bir davranışı da ispat edilememiştir. Buna karşılık, yapılan yargılama, toplanan deliller ve dinlenen görgüye dayalı tanık beyanlarından, erkeğin kadına çocuğun kendisinden olmadığını söyleyerek kadının iffetine yönelik ağır ve haksız ithamda bulunduğu, usulünce kadın tarafından dayanılan ve ispat edilen bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda erkek tam kusurlu, kadın ise kusursuzdur. Taraflar arasında davalı-karşı davacı erkekten kaynaklanan geçimsizlik mevcut ve sabittir. Davacı-karşı davalı kadın dava açmakta haklıdır. Kadının boşanma davasının kabulü koşulları gerçekleşmemiştir.
Hal böyle iken Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3401, K. 2025/10070, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama