KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3407 E., 2025/10137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/232 E., 2025/287 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Alaplı 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/168 E., 2023/906 K.
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı-davalı kadın vekili tarafından asıl davanın reddi ve lehine hükmedilen tedbir nafakası miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise birleşen davanın reddi, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası ve aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı -davalı kadın vekilinin tüm, davalı -davacı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca evlilik birliği, eşlerin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa boşanmaya karar verilebilir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve dinlenen erkeğin tanıklarının beyanlarından; kadının eşine karşı güven sarsıcı davranış içinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı -davacı erkek dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre davalı -davacı erkeğin birleşen boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin birleşen boşanma davasının reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3407, K. 2025/10137, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama