KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3498 E., 2025/7042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1070 E., 2025/192 K.
- Dava türü
- Çocuk ile Üçüncü Kişi Arasında Kişisel İlişki Kurulması
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/604 E., 2024/163 K.
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı anne vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 325 inci maddesi “Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı babaanne ile velâyeti davalı annede bulunan çocuk arasında kişisel ilişki kurulması yerinde olup düzenlenecek kişisel ilişki davacı açısından torun sevgisinin tadılmasını ve özleminin giderilmesini, küçük açısından da bir sevgi ortamında büyümesini ve gelişmesini sağlayacağı gibi hısımlık bağlarının da kuvvetlenmesini sağlayacaktır.
Üçüncü kişilerin, koşulları gerçekleştiği takdirde çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcut ise de kişisel ilişki süresinin anne ve babaya tanınan genişlikte olması beklenemez. Mahkemece babaanne ile torun arasında kurulan kişisel ilişkinin annenin velayet görevini engelleyecek şekilde uzun kurulması doğru olmadığı gibi anne ya da annenin belirleyeceği üçüncü kişi refakatinde kurulması da doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3498, K. 2025/7042, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama