KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3600 E., 2025/10698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1975 E., 2025/211 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/755 E., 2023/739 K.
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile erkek lehine hükmedilen tazminatlar yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kadının, eşine kötü söz söyleyerek toplum içerisinde aşağıladığı ve uzun zamandır aynı yatakta yatmadıkları, erkeğin ise kadına hakaret ettiği ve müşterek çocuğu eşine göstermediği, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, tarafların tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmiş; kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının eşine hakaret ettiği, eşine ve çocuğuna ilgi göstermediği, yatağını ayırdığı,
eşini küçük görüp aşağıladığı, eşinin koluna ve omzuna vurduğu, erkeğin ise kadına hakaret ettiği ve müşterek çocuğu eşi ile görüştürmediği, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, erkek lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadına yüklenen "yatağını ayırdığı" vakasının ispatlanamadığı, kadına yüklenen diğer kusurların sabit olduğu; erkeğe yüklenen kusurların yanında erkeğin taraflar arasında 2013 yılında yaşanan olaydan sonra erkeğin yatağını ayırdığı, kadını sürekli sadakatsizlikle suçladığı,
ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı, adına kayıtlı daireleri kadından habersiz babasına devrettiği anlaşılmış olup erkeğe bu vakıalarında kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu husus gözetilmeden kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü ile bu yanılgılı kusur belirlemesinin sonucu olarak kabulü şartları oluşmadığı halde erkek lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3600, K. 2025/10698, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama