KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/381 E., 2025/7468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1689 E., 2024/1334 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 20. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/194 E., 2022/519 K.
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar erkeğin eşini darp ettiği, alkol kullandığı, hakaret ettiği,;
kadının ise ispatlanan kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile erkeğin tam kusurlu olduğundan bahisle tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak boşanmalarına ve fer'ilerine karar verilmiş ise de dosya kapsamından taraflar arasında daha önceden görülen ve tarafların kusurunun ispatlanamaması nedeniyle davanın da reddedilmesi ile sonuçlanan ve kesinleşen Eskişehir 5. Aile Mahkemesi'nin 2020/1256 Esas, sayılı boşanma davasında, tarafların kusurunun olmadığına ilişkin yapılan tespitin kesin hüküm teşkil ettiği, nitekim eldeki dosyada davacı kadının erkeğin kendisini darp ettiği,
alkol kullandığı vakıalarına Eskişehir 5. Aile Mahkemesi'nin 2020/1256 Esas sayılı dosyasında da dayanmış olduğu ve reddedilen boşanma davasından sonra davalı erkeğin bu kusurlu davranışlarına devam ettiğine dair herhangi bir eyleminin de ispat edilemediği, eldeki dosyada ileri sürülen erkeğin eşine "hakaret ettiği" vakıasının ise gerçekleştiği ve erkeğe kusur olarak yüklenebileceği; belirlenen ve gerçekleşen kusurlara göre yine de boşanmaya sebep veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/381, K. 2025/7468, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama