KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4054 E., 2025/11437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1743 E., 2025/193 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 13. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/1119 E., 2022/107 K.
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddî tazminat, manevî tazminat, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve vekâlet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, tedbir nafakası, iştirak nafakası, maddî tazminat ve manevî tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4054, K. 2025/11437, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama