KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4228 E., 2025/11510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/634 E., 2025/712 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Akdağmadeni Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/288 E., 2024/390 K.
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, tazminatların ve iştirak nafakasının miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü ve tüm fer'îleri ile reddedilen manevî tazminat talebi ile velâyet talebi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Mahkemece kadına yüklenen cinsellikten kaçındığı vakasının ispatlanamadığı, bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği;
yine Mahkemece erkeğe yüklenen kusurlu davranışların yanında erkeğin bağımsız konut temin etmediği ve bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği, buna karşın boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4228, K. 2025/11510, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama