KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4555 E., 2025/11708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2720 E., 2025/900 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1499 E., 2023/1179 K.
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, zina yönünden açtığı davanın kabulüne karar verilmemesi, asıl davanın kabulü, yargılama gideri ve vekâlet ücreti, tazminat miktarı ve kişisel ilişki kurulması yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, yargılama gideri ve vekâlet ücreti, velâyetin tarafına verilmemesi, kişisel ilişki süresi, aleyhine tazminata hükmedilmesi, tedbir nafakası miktarı ve kaldırılması,
çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilmemesi, tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı erkek vekilinin tüm, davacı- davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki parağrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Çocuk ile ana ve babası, düzenli kişisel ilişki elde etme ve bu ilişki sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile annesi arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır. Somut uyuşmazlıkta ortak çocuğun yaşı dikkate alındığında Şubat ayı sömestr tatili ve yaz tatillerine ilişkin de uygun sürelerde kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4555, K. 2025/11708, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama