KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4636 E., 2025/11188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/688 E., 2025/633 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Düzce 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/764 E., 2023/1045 K.
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, iştirak nafakası, kadın lehine yoksulluk nafakası, manevî tazminata hükmedilmesi ve miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı taraflar önce istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin verdiği hükme karşı davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen manevî tazminat yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilmiş olup hüküm istinaf edilmeyen davanın kabulü, velayet, iştirak nafakası, kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yönünden kesinleştiğinden, davalı-davacı erkeğin davanın kabulü, velayet, iştirak nafakası, kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesine yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Davalı-davacı erkeğin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4636, K. 2025/11188, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama