KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4836 E., 2025/11729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/949 E., 2025/908 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/923 E., 2025/144 K.
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından lehine verilen maddî, manevî tazminat ve tedbir, yoksuluk ile iştirak nafakası miktarı yönünden; davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından ise aleyhine verilen maddî, manevî tazminat, iştirak, yoksulluk nafakası ,kusur belirlemesi ile vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı -karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı- karşı davalı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2..4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 175 inci maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir.
Dosya kapsamından, yapılan ilk ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre düzenlenen tutanakta kadının ve erkeğin çalışmadığının belirtildiği, daha sonra yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında ise tutanakta erkeğin çalıştığı, ne var ki gelirinin asgari ücretten az olduğu bildirilmiş, duruşmada dinlenen tanık beyanlarından ise erkeğin çalışması karşılıkğı asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği belirtilmiştir.
Erkek tarafından ise kadının İŞKUR kapsamında çalıştığı ve gelirinin bulunduğu ileri sürülmüştür.
O halde Mahkemece, kadının ve erkeğin çalışıp çalışmadığı, düzenli ve sürekli bir gelirlerinin bulunup bulunmadığı, varsa kadının gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığı, tarafların gelirlerinin birbirlerine yakın veya denk olup olmadığı araştırılarak kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şeklide karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4836, K. 2025/11729, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama