KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4943 E., 2026/152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2242 E., 2025/447 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 22. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/904 E., 2023/517 K.
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince kadına agresif davranan, bağıran, hakaret ve tehdit eden, evin ihtiyaçlarını yeterince karşılamayan, gerek kendi numarasından gerekse başkalarının numarasından arayarak kadını rahatsız eden erkeğin, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan kadına nazaran ağır kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın lehine manevi tazminata karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince.
İlk derece mahkemesince belirlenen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin sarsılmasında erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu kabul edilerek, kadın lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğu ve kadın lehine maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile kadının istinaf başvurusunun kabulü ile bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiş, bu karara karşı erkek vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur.
Her ne kadar Mahkemece erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğundan bahisle karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü bu nedenle doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4943, K. 2026/152, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama