KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5013 E., 2026/393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1772 E., 2025/421 K.
- Dava türü
- Boşanma - Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/932 E., 2022/69 K.
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kişisel ilişki dzünelemesi, tedbir - iştirak nafakası miktarı ile maddî - manevî tazminat miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince müşterek çocuk ile baba arasında " her ayın 1.nci ve 3.ncü haftası Cumartesi günü saat 10.00’dan Pazar Günü saat 14.00’e kadar, dini bayramların 2.günü saat 10.00’dan 3. günü saat 15.00’e kadar, her yıl sömestr tatilinin ilk haftası ile Temmuz ayının 1.nci gününden 30.ncu gününe kadar babanın yanında kalmak " şeklinde kurulan kişisel ilişkinin zaman dilimi yönünden infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olduğu gözetilerek, daha uygun kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5013, K. 2026/393, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama