KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5108 E., 2025/10685 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/851 E., 2025/599 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/162 E., 2024/176 K.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiğini, yabancı mahkeme ilamından haberdar olmadığını, boşanma hükmüne yönelik tanıma kararına bir itirazlarının da olmadığını, buna rağmen aleyhine tam vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava, yabancı mahkeme tarafından verilen boşanma kararının tanıma ve tenfizi istemi ile yabancı mahkeme kararında düzenlenmeyen çocuğun velâyeti ile çocuk yararına iştirak nafakasına hükmedilmesi talebine ilişkin olarak açılmış, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacının tanıma ve tenfiz davasının kabulü ile; davaya konu boşanmaya yönelik yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine;
davacı vekilinin velayet ve nafaka taleplerinin dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, davacı yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair verilen karar yine davalı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesnini “Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret” başlıklı 6. maddesi “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” hükmüne havidir. Somut olayda; davalı vekili cevap dilekçesinde, yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınmasını ve tenfizini kabul ettiğini beyan etmiş, ön inceleme duruşmasında da cevap dilekçesini tekrar ettiklerini belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından ön inceleme duruşmasında tarafların sulh olmadıklarının tespiti ile ön inceleme duruşmasının bitirilmesine karar verilmiş ise de, davalı vekili cevap dilekçesinde tanıma ve tenfiz yönünden davayı kabul ettiklerini açıkça belirtmiş ön inceleme duruşmasında da yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınması talebine muvafakat ettiklerini sözlü olarak da tekrarlamıştır.
O halde Mahkemece davanın ön inceleme duruşmasından önce davalı tarafından kabul edilmesi sebebi ile davacı lehine yarı oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı lehine tam vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup kararın bu gerekçeyle bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5108, K. 2025/10685, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama