KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5146 E., 2026/423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/293 E., 2025/950 K.
- Dava türü
- Nafaka - Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Adana 9. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/728 E., 2023/731 K.
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının ve tazminatların miktarları ile hükmedilen tedbir nafakasının miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma ve bağımsız açılan tedbir nafakası davasının kabulü, kadın için hükmedilen nafakalar ve tazminatlar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davacı-davalı kadın vekilinin tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince tedbir nafakalarının miktarı yönünden verilen karara karşı davacı-davalı kadın tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesince bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm de tesis edilmemiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı-davalı kadının tedbir nafakalarının miktarı yönünden temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı-davalı kadının bu yönden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Davalı-davacı erkek vekilinin kadının açtığı bağımsız tedbir nafakası davasının kabulü yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre davacı-davalı kadının kabul edilen bağımsız tedbir nafakası davasında hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam yıllık miktar 120.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı-davacı erkek vekilinin kadının kabul edilen bağımsız tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5146, K. 2026/423, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama