KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5300 E., 2026/349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/290 E., 2025/548 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/456 E., 2024/736 K.
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından asıl davanın ve fer’ilerin kabulü, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminatlar ile ziynet alacağı yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı-davacı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. İstinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı-davalı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı kesinleşen yönlere ilişkin temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı- davalı kadın vekilinin asıl davanın kabulü ve ziynet alacağı davası yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
2.Davalı-davacı kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5300, K. 2026/349, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama