KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5389 E., 2026/1083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/232 E., 2025/395 K.
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından tamamı yönünden; davacı kadın vekili tarafından ise nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davacı kadının vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hüküm davacı kadın tarafından istinaf edilmemiş, erkeğin istinaf başvurusu ise esastan reddedilmiştir. O halde istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden davacı kadın vekilinin nafaka ve tazminatların miktarına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5389, K. 2026/1083, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama