KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5537 E., 2025/10034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2413 E., 2025/538 K.
- Dava türü
- Kişisel İlişkinin Kaldırılması Olmadığı Takdirde Yeniden Düzenlenmesi
- İlk derece mahkemesi
- Milas Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/549 E., 2024/546 K.
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından kişisel ilişkinin azaltılması yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince çocuğun bütün hafta sonları velâyet kendisine verilmeyen ebeveynle geçirmesinin velâyet kendisine verilmeyen taraf ve çocuk açısından sakıncalı sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle "velâyeti babada olan müşterek çocuk 09.03.2021 doğumlu ...ile davalı anne arasında tarafların aynı şehirde yaşamaları halinde küçüğün her ayın 1. ve 3. cumartesi günü sabah saat 10.00’dan pazar günü saat 18.00’e kadar küçüğün okul durumuna engel olunmaması ve bu yoldaki giderlerin anne tarafından karşılanması koşulu ile anneye verilip onun yanında kalarak müşterek çocuk ile anne arasında şahsi münasebet tesisine" karar verilmiş ise de;
yaz tatilleri, dini ve milli bayramlar ile bazı özel günlerde kişisel ilişki tesis edilmemiştir. Bu haliyle davalı anne ile ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin süresi az olup daha uygun sürelerde kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5537, K. 2025/10034, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama