KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5679 E., 2026/61 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/220 E., 2025/667 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı-Kişisel Eşyanın İadesi
- İlk derece mahkemesi
- Çorlu 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/445 E., 2023/539 K.
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, ziynet eşya alacağı ve kişisel eşya alacağı davalarının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
1.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin ziynet eşyası ve kişisel eşya alacağı davalarına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın, kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kadın vekilinin temyizine konu ziynet ve kişisel eşya alacağı miktarının 6100 sayılı Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı-karşı davalı kadın vekilinin ziynet eşyası ve kişisel eşya alacağı davaları yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı-karşı davalı kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5679, K. 2026/61, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama