KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5740 E., 2026/78 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2314 E., 2025/1087 K.
- Dava türü
- KArşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Afyonkarahisar 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/409 E., 2023/372 K.
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi ve vekalet ücreti yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, lehine takdir edilen tedbir nafakasının miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri, erkek lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, davacı-davalı erkek tarafından istinaf kanun yolu aşamasında kusur belirlemesi yönünden istinaf talebinde bulunulmadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf aşamasında "erkeğe şiddet uyguladığı,
erkeğin önceki evliliğinden olan çocuklarını tehdit ettiği, çocuklardan ...'a sürekli şiddet uyguladığı" vakılarının kadına kusur olarak yüklenenemeyeceği, ancak kadının sabit görülen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışı değerlendirildiğinde de boşanmaya sebep olan olaylarda yine de "ağır kusurlu" olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5740, K. 2026/78, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama