KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/5827 E., 2025/9893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/740 E., 2025/962 K.
- Dava türü
- Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 10. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/29 E., 2024/1055 K.
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı anne vekili tarafından kişisel ilişkinin kaldırılması talebinin reddi ile kişisel ilişkinin yatılı olacak şekilde kurulması kararı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı anne vekilinin aşağıdaki parağrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Çocuk ile ana ve babası, düzenli şekilde kişisel ilişki elde etme ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır.
Somut uyuşmazlıkta; çocuğun sahip olduğu gelişim dönemi özellikleri bakımından anneye yoğun gereksinim duyması, çocuğun anneden uzun süreli olarak ayrı kalmasının çocukta kaygıya sebep olabileceği dikkate alındığında baba ile çocuk arasında yatısız olacak şekilde kişisel ilişkinin düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde kişisel ilişki tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5827, K. 2025/9893, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama