KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/6021 E., 2025/10262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/892 E., 2025/1332 K.
- Dava türü
- Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi
- İlk derece mahkemesi
- Konya 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/182 E., 2025/51 K.
Karar Metni
679 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı anne vekili tarafından baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması aksi halde yatılı olarak kurulan kişisel ilişkinin kaldırılması yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı anne vekilinin aşağıdaki parağrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Çocuk ile ana ve babası, düzenli şekilde kişisel ilişki elde etme ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır.
Somut uyuşmazlıkta; tarafların 2016 yılında çekişmeli olarak boşandıkları ve çocuğun velayetinin anneye verildiği, baba ile çocuk arasında yatılı kişisel ilişki kurulduğu, ayrılık sürecinde babanın çocuk ile icra yoluyla görüşebildiği, mevcut durumda ise çocuk görüşme merkezi aracılığıyla görüşmelerin gerçekleştiği, yargılama aşamasında aldırılan sosyal inceme raporu "...çocuğun yaşı itibariyle idrak yaşında olduğu, kendi yaşamı ile ilgili çıkarımda bulunabilme değerlendirme yapabilme becerisine sahip olduğu , çocuğun ısrarla babası yanında uzun süre kalma konusunda tepkili olduğu,
çocuğun icra vasıtasıyla ve çocuk görüşme merkezi aracılığıyla son dönemlerde kişisel ilişki sürecinde isteksiz şekilde tepki göstererek babası yanına gidiyor olduğu ,çocuğun belirgin bir memnuniyetsizliği varken, ısrarla baba yanına yatılı şekilde gitmek istemediğini belirtirken babası ile kişisel ilişki günlerinin aynı şekilde devam etmesinin baba ile çocuk arasındaki duygusal bağın kuvvetlenmesini ya da ilişkinin daha sağlıklı hale dönüşmesini sağlamayacağı..." kanaati,
dinlenilen tanık beyanları ve çocuğun ısrarla yatılı kişisel ilişki kurulmaması yönündeki isteği dikkate alındığında baba ile çocuk arasında yatısız olacak şekilde kişisel ilişkinin düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde kişisel ilişki tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6021, K. 2025/10262, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama