KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/6201 E., 2026/2079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/... E., 2024/1788 K.
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi,erkeğin davasının kabulü, hükmedilen manevî tazminat ve iştirak nafakası miktarları, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin karşı davasının reddi, hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile tedbir-iştirak nafakaları, velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler ve özellikle erkeğe, ortak çocuğun beyanı esas alınarak "hakaret" vakıası kusur olarak yüklenmişse de; kadının tanık listesinde çocuğun olmadığı, beyanı esas alınan çocuğun tanık olarak dinlenmediği, bu nedenle bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği; kadına yüklenen sadakatsizlik vakıasının ise güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığı,
tarafların gerçekleşen kusur durumuna göre yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6201, K. 2026/2079, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama