KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/6252 E., 2026/2259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/327 E., 2025/102 K.
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, kişisel ilişkinin süresi ve aleyhine hükmedilen nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise duruşma istemli olarak reddedilen Türk Medeni Kanunu'nun 163. maddesine dayalı davası, kusur belirlemesi,
erkeğin davasının kabulü, reddedilen tazminat talepleri ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerle, davalı-davacı kadının, üzerine kayıtlı taşınmazlarının ve bu taşınmazlardan kira gelirinin olduğu, bu kapsamda boşanma ile yoksulluğa düşmeyeceği sabittir. Davalı-davacı kadın için 4271 sayılı Kanun'un 175. maddesi kapsamında yoksulluk nafakası koşulları oluşmadığı gözetilmeden, yoksulluk nafakası talebinin reddi yerine, isteğin kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6252, K. 2026/2259, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama