KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/6365 E., 2026/959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2656 E., 2025/1412 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, velâyet, aleyhe tazminat ve nafaka verilmesi ile lehe tazminat verilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma davalarında, manevî tazminata hükmedebilmek için tazminat talep edenin az kusurlu veya kusursuz olması yanında, ayrıca boşanmaya sebep olan eylemlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekmektedir. Her ne kadar Mahkemece erkeğin kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle kadın yararına manevî tazminata hükmedilmiş ise de; davacı-davalı erkeğe, evi ve ailesine ilgisiz olmak kusuru yüklenmiş olup, kusurların gerçekleşme şekli itibariyle kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı anlaşılmıştır. Hal böyle iken Mahkemece koşulları oluşmadığı halde davalı-davacı kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6365, K. 2026/959, 3 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama