KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/6409 E., 2026/1264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/... E., 2025/1123 K.
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen boşanma davasının reddi, birleşen ziynet alacağı davasının reddi, vekâlet ücreti, yargılama giderleri, reddedilen velâyet, maddi ve manevi tazminat ile nafaka talepleri yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davalı-davacı kadın vekilinin reddedilen birleşen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın, kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davalı-davacı kadın vekilinin temyizine konu reddedilen ziynet alacağı miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile (7550 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 04.06.2025 tarihinden sonra verilen kararlara uygulanacağından) 6100 sayılı Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı-davacı kadın vekilinin reddedilen birleşen ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı-davacı kadın vekilinin diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6409, K. 2026/1264, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama