KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/6546 E., 2026/1217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/... E., 2025/1279 K.
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda; İlk Derece Mahkemesince davacı kadının davasının reddine karar verilmiştir. Bu karar davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmiş olup istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı erkeğin eşini ve ortak çocuğu yalnız bıraktığı, daha çok kök ailesine vakit ayırdığı, evin geçimini temin etmediği, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediği, tarafların 6 yıldır ayrı oldukları ve bir daha bir araya gelmedikleri anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kadın tarafından dayanılan ve dosya kapsamı itibariyle ispatlanan bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerekir. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte davalı erkekten kaynaklanan bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya
zorlamanın artık mümkün görülmemesine göre davacı kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilecek yerde hatalı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6546, K. 2026/1217, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama