KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/6667 E., 2026/1141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/672 E., 2025/... K.
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, asıl davanın reddi, aleyhe hükmedilen maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir.
Yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince davalı davacı kadının boşanma ile yoksulluğa düşeceği ve yoksulluk nafakasının koşullarının oluştuğu gerekçesi ile kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de toplanan delillerden kadının perde dikim işçisi olarak, erkeğin de işçi olarak çalıştığı sürekli ve düzenli gelirlerinin bulunduğu, kadın ile erkeğin gelirlerinin birbirine yakın ve denk olduğu anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinde aranan koşullar somut olayda kadın yararına gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca kadının yoksulluk nafakası isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6667, K. 2026/1141, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama