KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/7193 E., 2026/2143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1023 E., 2025/652 K.
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından tazminat miktarları yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, ortak çocuk ...'in velayeti, çocuklar lehine kabul edilen nafakalar ve miktarları, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince, erkeğin erkek kardeşinin kadının altınlarını alıp pavyonda harcadığı, bu olaya üzülen kadının rahatsızlandığı, stresten beynine pıhtı attığı vakıası erkeğe kusur olarak yüklenmişse de;
taraflar dışında bir üçüncü kişinin eyleminin tarafa kusur olarak yüklenemeyeceğinin, bu nedenle bu kusurun erkeğe yüklenmesinin isabetsiz olduğunun, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7193, K. 2026/2143, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama